Atanamayan Öğretmenlerin Sesini Kim Duyuracak

ogretmenatama1Son on bir yıl göz önünde bulundurulduğunda toplamda 408 bin öğretmenin Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışması sağlandı. 2002 yılından bu yana toplamda 36 bin 500 öğretmen ataması gerçekleştirildi. Bu güne kadar bakanlıkta istihdam eden 408 bin öğretmenden elbette ki emekli olanlar, vefat edenler de oldu. Doğal olarak bu öğretmenlerin kadrosu şu an itibariyle açıkta. Ancak bakanlık tarafından her yıl yeni atanacak olan öğretmenlere sınırlı bir kontenjan ayrılıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı yeni alınan bu öğretmenler ile ihtiyacını tamamen karşılayabilmiş değil. Okullarda bazı dersler boş geçerken bazı okullarda çalıştırılan ücretli öğretmenlerin sayısı ise hiç de küçümsenecek rakamlar değil. Yani bakanlığın öğretmen açığı ortada iken meslek hayatının başlangıcında ve hevesle görevinin başında olmak isteyen öğretmenler neden atanmıyor, neden mağdur ediliyor? Hepsi bin bir ümitle çıktıkları bu yolda, anne babaları tarafından onca emekle okullarını bitiren fakat bu mesleği tercih ettiklerine sistem tarafından pişman edilen bu öğretmenlerin hesabını kim verecek? Öğretmen ihtiyacımız yoktur, tüm öğretmenleri MEB kadrosuna almak mümkün değildir, biz size atama sözü vermedik gibi açıklamalar sorunu görmezden gelmekten başka bir şey değildir. Bu gençlere yazıktır, onlara fırsat verilmelidir ki içlerindeki cevher ve bilgiyi genç kuşaklara aktarabilsinler.

Türkiye’nin MEB kadrosunda bu genç beyinlere ihtiyaç vardır, onlar içinde binlerce sorunu barındıran eğitim sistemiz için bir şeyler yapabilmek, görevlerine başlayabilmek için adeta yanıp tutuşmaktadırlar. Şubat ayında yapılacak olan on bin ilk atama, bekleyen yüzlerce öğretmen için yeterli midir? Bizce hayır, yeterli değildir. Kaldı ki bu adayların içinde yıllarca sınava girmiş, branşlarına kadro verilmediği için ataması gerçekleşmemiş olan onlarcası var. Bu durum on bin öğretmen atamasında branş dağılımına da önem vermek gerektiğini açıkça göstermektedir. Çok düşük puanlarla atanan bazı branşların karşısında, doksan ve üstü puanlarla hala atanamamış öğretmenleri görmezden gelmemek gerekiyor. Ataması yapılamayan bu gençler çok haklı olarak isyandadır. Öğretmen olma hayaliyle yola çıkan bu gençler karşılaştıkları bu zorlu durumda hayal kırıklığı yaşamaktadırlar. Dershanelerin kapatılmasının da gündeme geldiği son günlerde peki bu yüzlerce genç öğretmen geçimlerini sağlayabilmek için ne iş yapacaktır? Bu soruna en kısa zamanda bir çözüm bulunmalı, son zamanlarda değerini kaybeden öğretmenlik mesleğine gereken önem verilerek kalbi kırık öğretmen ve öğretmen adaylarının sorunlarına bir an önce çare bulunmalıdır. Yoksa bu atanamayan öğretmen yarası daha uzun yıllar kanamaya devam edecek, bakanlığın üzerinde kara bir bulut gibi durarak eğitim sistemimize gölge düşürecektir.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir