Sıfatlar Konu Anlatımı

sıfat1

SIFATLAR (Ön ad)

GÖREVLERİ BAKIMINDAN SIFATLAR

 

1) NİTELEME SIFATLARI

2) BELİRTME SIFATLARI

a) İşaret Sıfatları

b) Belgisiz Sıfatlar

c) Soru Sıfatları

d) Sayı Sıfatları

I) Asıl Sayı Sıfatları

II) Sıra Sayı Sıfatları

III) Üleştirme Sayı Sıfatları

IV) Kesir Sayı Sıfatları

V) Topluluk Sayı Sıfatları:

 

SIFATLARDA PEKİŞTİRME

SIFATLARDA KÜÇÜLTME

UNVAN (SAN) SIFATLARI

 

SIFAT TAMLAMASI

Sıfat Tamlamalarının Özellikleri:

SIFATIN ADLAŞMASI

YAPILARINA GÖRE SIFATLAR

1) Basit Sıfatlar

2) Türemiş Sıfatlar

3) Birleşik Sıfatlar

a) Anlamca kaynaşmış birleşik sıfatlar

b) Kurallı birleşik sıfatlar

4) Pekiştirilmiş Sıfatlar

5) Kelime Öbeği Halindeki Sıfatlar

SIFAT-FİİLLER

Sıfat-Fiillerin Özellikleri

SIFATLAR (Ön ad)

Sıfat: Adları niteleyen ya da belirten sözcüklere sıfat denir: Bu şiir, bembeyaz düşler, karşıki dağlar, dertli dolap, ağlayan kız, çıkmaz sokak…

  • Bir sözcüğün sıfat görevi yapabilmesi için:

Bir adı ya da adın yerini tutan bir zamiri nitelemesi ya da belirtmesi,

Çekim eki almaması,

Cümlede tek başına öğe olmaması gerekir.

 

  •  Sıfatlar daima isimlerle birlikte kullanılır. Bir kelimenin sıfat olabilmesi için kendisinden sonraki bir ismi nitelemesi veya belirtmesi gerekir. Sıfat olarak kullanılan bir kelime, kendisinden sonraki bir varlığı nitelemiyorsa, belirtmiyorsa isim olur:

“Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı…”

Bu dizedeki sarı kelimeleri bir varlığı nitelemedikleri için isim olarak kullanılmıştır.

NOT: Çekim eki alan veya cümlede öğe olarak görev yapan sıfat adlaşır, sıfatlığını kaybeder:

Aç adamın uykusu gelmez.

Açın uykusu gelmez.

Mavi gömlek hepsinden güzeldi.

Mavi, hepsinden güzeldi.

GÖREVLERİ BAKIMINDAN SIFATLAR

1) NİTELEME SIFATLARI

İsimleri renk, biçim, durum yönünden etkileyen, bir başka deyişle, onların nasıl olduklarını gösteren sözcüklere “niteleme sıfatı” denir. Bunlar varlığa ait bir özelliği bildirir.

Niteleme sıfatlarını bulmak için isimlerden önce “Nasıl” sorusunu getirip sormamız gerekir.

Beyaz kedim,Siyah kedim,

Sarı kedim; Adı ‘Rengin’ olsun dedim.

Hülya tepeler, hayal ağaçlar…

Durgun suda dinlenen yamaçlar…”

NOT: Niteleme belirten sözcük, fiili veya fiilimsiyi etkilerse durum zarfı olur.

Bize ne kadar sıcak davrandı.

Sizin gayet olgun olduğunuzu biliyorum.

  •   Sıfat fiiller niteleme sıfatı yapar:

Gelecek sene, tanıdık insanlar, kör olası kızlar…

  •   “de” ve “-ki” ekleriyle de niteleme sıfatı yapıldığını unutmayın:

Bahçedeki çiçekler, evdeki hesap, yarınki sınav, dünkü dersler…

2) BELİRTME SIFATLARI

Belirtme sıfatları, adları niteleme dışında türlü yönlerden etkileyen sıfatlardır. Bunlar adları gösterme ya da sayı yoluyla belirtebildiği gibi onlara ilişkin bir soru sorarak yahut onları belgisiz bir anlamla da belirtebilir.

Belirtme sıfatları belirtme özelliklerine bağlı olarak dörde ayrılır:

a) İŞARET SIFATLARI: Adları işaret yoluyla belirten sıfatlardır: bu, şu, o, öteki, beriki, öbür, diğer…

O ağacın altını şimdi anıyor musun?

Beriki sokakta her gün bir olay çıkıyor.

Öbür gazetede bu konuyla ilgili ilginç bir makale okudum.

Diğer pakette kardeşime aldığım hediye var.

  •  İşaret sıfatları, isim çekim eki aldığında ya da belirttikleri adlar cümleden çıkarıldığında “işaret zamiri” olur.

Bu gömleği nereden aldın?

Bunu nereden aldın?

b) BELGİSİZ SIFATLAR: Adları, kimi zaman da onların sayılarını bir kesinliğe bağlamadan belirten sıfatlardır.

Başka şehirleri de gezelim isterdim.

Her gün bir başkasına meydan okuyor.

Bütün insanlar Allah’ın kulu.

Birçok olayda sen haklıydın.

Az tamah çok ziyan getirir.

NOT: Belgisiz sıfatlar, bir adın yerini tutacak biçimde kullanılırsa belgisiz zamir olur.

Kimi insanlar şakadan anlamıyor.

Kimileri şakadan anlamıyor.

Bu işi benim yenme başkası yapsın.

Belgisiz sıfat olarak kullanılan bazı kelimeler: başka, birçok, bazı, birtakım, diğer, epey, falan, filan, falanca, fazla, hayli, hep, her, herhangi, hiç, hiçbir, kimi, nice, öbür, öte, özge, tek tük, tekmil, türlü türlü, üç dört, bunca, binlerce, yüzlerce…

UYARI

“Bir” kelimesine dikkat ediniz. Bu kelime hem asıl sayı sıfatı, hem de belirsizlik sıfatı olarak kullanılır.

Birden patlamaya benzer bir gürültü duyduk.

Bin atı o gün dev gibi bir orduyu yendik.

 

c) SORU SIFATLARI: İsimleri soru yoluyla etkileyen sıfatlardır.

Böyle kaç yıl geçecek gözyaşlı, gönül kırık?

Acaba çocuklarımızı nasıl bir gelecek bekliyor?

Hangi arabayı denemek istersiniz?

Kaçıncı sokakta oturuyor ailen?

Ne iş yapıyorsun?

NOT: Soru sıfatı olan sözcükler cümlede bir ismin yerini tutacak biçimde kullanılırsa soru zamiri olur:

Hangi arkadaş benimle gelecek?

Hanginiz benimle gelecek?

Bu çocuğun nesi var?

Bunun nesi var?

NOT: “Nasıl, ne, ne kadar” sözcükleri fiili belirtecek biçimde kullanıldıklarında soru zarfı olur:

Bu koca evi nasıl temizledin?

Orada ne kadar kalacaksın?

NOT: “Ne” sözcüğü “niçin, niye” anlamında kullanılırsa soru zarfı olur:

Sen benim işime ne karışıyorsun?

Hala ne konuşuyorsun?

NOT: Soru sıfatlarının bulunduğu bazı cümlelerde soru anlamı olmayabilir. Böyle cümlelerde soru anlamı yan cümlecikle ilgilidir.

Nilgün’ün hangi okula gittiğini bilmiyorum.

Kaçıncı kata çıkacağınızı görevliye söyleyin.

 

b) SAYI SIFATLARI: İsimleri sayılarıyla ilgili türlü yönlerden belirten sıfatlardır.

Sayı bildiren sözcükler bir başlarına kullanıldıklarında ya da çekim eki aldıklarında adlaşırlar. Bunlar ancak bir adı etkilediklerinde sıfat olur:

Kardeşim beş hafta sonra gelecek. (sıfat)

Beş, uğurlu sayısıymış. (isim)

 

Sayı sıfatları görevleri yönünden dörde ayrılır:

I) Asıl Sayı Sıfatları: Adların sayısını bildiren sıfatlardır. İsimden önce “kaç” soru sıfatı sorulur; alınan cevap asıl sayı sıfatını verir:

üç öğrenci, yedi davetli, beş yıl, bir milyon lira…

Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!

Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler…”

NOT: “Bir” sayısı, belli bir varlığın sayısını göstermiyorsa belgisiz sıfat olur:

Elbet bir gün buluşacağız.

  •  Sayı sıfatlarının belirttiği adlar çoğul eki almaz; ancak kimi kalıplaşmalarda çoğul ekinin kullanıldığı görülür: beşkardeşler, Kırk Haramiler, Yedi Cüceler…

II) Sıra Sayı Sıfatları: Belirttikleri adları sıralayıp derecelendiren sıfatlardır. -(i)nci ekiyle yapılır. İsimden önce “Kaçıncı” soru sıfatını getirip sorarız; alacağımız cevap, sıra sayı sıfatı olacaktır:

ikinci bahar, üçüncü yıl, yirmi ikinci kat…

  • “İlk” ve “son” sözcükleri de genellikle sıra anlamlı sıfat olarak kullanılır: ilk ev, son ağaç…

III) Üleştirme Sayı Sıfatları: Varlıkların eşit bölümlere ayrıldığını bildiren sıfatlardır. Bunlar “-ar, -er” (-şer, -şar) ekiyle oluşturulur. İsimden önce sorulan “kaçar” soru sıfatının cevabıdır:

ikişer öğrenci, onar sıra, dörder kitap…

  •   Üleştirme sayıları ikileme yoluyla eylemi etkilediğinde zarf görevi yapar:

Çocuklar üçer üçer oturuyordu.

IV) Kesir Sayı Sıfatları: Varlıkları kesirli olarak belirten sıfatlardır.

Bunların çoğu, birden çok sözcükle kurulur. İsimden önce “Kaçta kaç, ne kadar” soru sıfatlarını sorarız; alacağımız cevap kesir sayı sıfatını verir.

Yüzde on kâr, yarım ekmek, binde bir olasılık, çeyrek yüzyıl, bir buçuk ay…

V) Topluluk Sayı Sıfatları: Bir batında doğan çocukları anlatmak için kullanılan ve “-(i)z” ekiyle yapılan sıfatlardır:

ikiz kardeşler, beşiz kediler, beşli lamba, çift at, çifte düğün…

SIFATLARDA PEKİŞTİRME

Sıfatlarda pekiştirme genellikle öneklerle, ikilemelerle ya da “mi” edatıyla yapılır:

tertemiz ev, masmavi gök, darmadağın oda, sıra sıra kavaklar, güzel mi güzel bir gün, sırılsıklam âşık…

 

SIFATLARDA KÜÇÜLTME

Sıfata eklenen “-ce, -cik, -(i)msi, -(i)mtırak” ekleriyle yapılır:

büyükçe ev, yeşilimsi gömlek, acımtırak biber, küçücük kalem…

 

UNVAN (SAN) SIFATLARI

Kişilerin sosyal durumlarını, rütbe ve derecelerini bildiren saygı ve tanıtma sıfatlarıdır:

İsimlere getirilişi üç şekilde olur:

1) Adlardan önce gelir:

Avukat Ali, Onbaşı Hasan, Pala Remzi…

2) Adlardan sonra gelir:

Ayla Öğretmen, Ali Bey, Salih Ağa, Hasan Onbaşı, Güzin Abla…

3) Adlardan hem önce hem sonra gelir:

Avukat Hasan Bey, Sayın Elif Hanım, Gazi Ahmet Muhtar Paşa…

NOT: Sıfat tamlamalarında sıfat başta isim sondadır. Ancak unvan sıfatlarında bu kural               değişebilir: Ali Bey, Ayşe Öğretmen…

NOT: Bir özel isme bağlı unvan sıfatları büyük harfle başlar:

Nesrin Hanım, Bay Nejat, Ayla Teyze, Remzi Dayı…

 

SIFAT TAMLAMASI

Sıfatların adları nitelemesi ya da belirtmesiyle oluşan öbeklere “sıfat tamlaması” denir.

Sıfat tamlamalarında sıfat tamlayandır ve baştadır. İsim ise tamlanandır ve sıfattan sonra gelir.

Sıfat Tamlamalarının Özellikleri:

  •  Sıfat tamlamasında tamlayan ya da tamlanan birden çok olabilir:

güzel ve akıllı kızlar

renkli, hızlı, heyecanlı fakat kederli hayatlar

  •   Bir isim, hem niteleme hem de belirtme sıfatıyla tamlanabilir:

birkaç güzel söz

ağlayan şu masum çocuk

  • Sıfat tamlamaları, bir ad tamlamasının tamlayanı ya da tamlananı olabilir:

bazı insanların derdi

öğrencilerin güzel yüzü

  •  Sıfatlar belirtisiz ad tamlamalarına geldiğinde o tamlamayı niteler ya da belirtir:

sıcacık / domates çorbası

üç / matematik öğretmeni

eski / okul müdürü

  •  Sıfat tamlamalarında tamlanan bir zamir olabilir:

bazı kimseler, lüzumsuz şeyler

sıfat zamir sıfat zamir

  • Önüne veya içerisine sıfat alan isim tamlamasına “karma tamlama” ya da “iç içe” tamlama denir.
  • Bir varlığı niteleyen veya belirten aynı türdeki sıfatların hepsi virgüllerle ayrılır:

kısa boylu, pembe yüzlü, iri gözlü, kalın kaşlı bir adam

ağlayan, gülen, konuşan, susan çocuklar

 

SIFATIN ADLAŞMASI

Sıfat tamlamasında, tamlanan görevindeki isim düşerse, tamlayan durumundaki sıfat, onun yerini alır; adlaşmış sıfat ya da zamir haline gelir:

Genç adam yerinden doğruldu.

Genç yerinden doğruldu.

Kırmızı kalemi sen al.

Kırmızıyı sen al.

Gelen gideni aratır.

Bazıları dumanlı havaları sever.

NOT: Sıfattan, yapım ekleriyle türetilen adlar “adlaşmış sıfat” olmaz. Sıfatın isimleşmesi, çekim ekleriyle ya da eksiz gerçekleşir:

 

YAPILARINA GÖRE SIFATLAR

1) BASİT SIFATLAR

Kök halindeki sıfatlardır.

Bu adam, o kız, komşu kadın, kötü karakter…

Yaşamak uğruna bir tanem ne varsa

Her şey yüzün suyu hürmetinedir.

Şu tablo, şu nehir, şu vişne dalı

Her şey yüzün suyu hürmetinedir.”

 

2) TÜREMİŞ SIFATLAR

İsim ya da fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş sıfatlardır:

Yok-sul insanlar, yor-gun kadın, damda-ki kemancı tat-Iı çocuk, bilinç-siz toplum, Sessiz Gemi, işleyen demir…

Bir avuç ışıktı incecik yüzü,

Gözleri geceler gibi derindi.

Sen raksına dalarken için titrer derinden

Çiçekli bir sahnede bir beyaz kelebeğin

O zaman gönülde ne varsa diner,

Yüzlere tülümsü bir buğu iner.

 

3) BİRLEŞİK SIFATLAR

Sıfat görevi yapabilen bütün birleşik kelimeler, birleşik sıfat olur. Bu birleşik sıfatlar da yapı bakımından farklı özellikler gösterir:

  • Belirtisiz isim tamlaması şeklinde olur: vişneçürüğü elbise…
  • Sıfat tamlaması şeklinde olur: açıkgöz hırsız…
  • İki sıfattan oluşur: biraz hava, birkaç kişi…
  • Zarf ve sıfattan oluşur: hiçbir sebep…
  • İyelik ekli bir isimle bir sıfattan meydana gelir: başıboş sular…
  • Bir isimle bir çekimli fiilden oluşur: mirasyedi beyzadeler…
  • İki çekimli fiilden oluşur: yanardöner adam…

a) Anlamca kaynaşmış birleşik sıfatlar

En az iki sözcüğün birleşip kaynaşmasıyla oluşan birleşik sıfatlardır: boşboğaz insan, irikıyım adam, canciğer arkadaş, açıkgöz öğrenciler…

b) Kurallı birleşik sıfatlar

Bunlar ayrı yazılır ve belli bir kurala göre oluşturulur. Bu kuralların başlıcaları şunlardır:

  •  Bir sıfat tamlamasında isim ile sıfatın yeri değiştirilir ve isme, üçüncü tekil iyelik eki getirilir:

yıkık duvar-lı (duvarı yıkık) ev

uzun boy-lu (boyu uzun) öğrenci

güzel ses-li (sesi güzel) şarkıcı

  •  Bir sıfat tamlamasının tamlananına “-lı” eki getirilir:

Güzel huy-lu çocuk

Kısa boy-lu kız

  • Takısız isim tamlamasında tamlanana “-lı” eki getirilir:

deri mont-lu kız

kristal avize-li salon

  •  Sayı sıfatıyla kurulan bir tamlamanın tamlananına “-lık” eki getirilir:

bin yıl-lık tarik

altı ay-lık bebek

  • Öbekleşmiş sıfatlar, en az iki sözcüğün sıfat oluşturacak biçimde gruplaşmasıyla oluşur.

 

4) PEKİŞTİRİLMİŞ SIFATLAR

Bu sıfatlar, özel yapılı sıfatlardır. Onun için bunları basit, türemiş veya birleşik sıfat öbeğine almak doğru olmaz.

Pekiştirilmiş sıfatların yapımında da küçük farklılıklar görülür:

  • Anlamı pekiştirilecek sıfatın ilk hecesi, ünlüyle bitiyorsa doğrudan, ünsüzle bitiyorsa bu ünsüzü düşürerek “m, p, r, s” ünsüzlerinden uygun olan birini alır. Daha sonra sıfat bağlanır.

simsiyah, upuzun, tertemiz, koskoca, bambaşka…

  • Bazı sıfatların anlamı “-il” ekiyle daha da pekiştirilir:

çırçıplak, çır-ıl-çıplak, sır-ıl-sıklam…

  • Pekiştirme sıfatlarının bir kısmının ilk hecesinin sonuna “m, p, r, s” ünsüzlerinden başka “-a, -e” ünlüsü getirilir:

düp-e-düz, güp-e-gündüz, sap-a-sağlam…

  • Birkaç sıfatın pekiştirilmesinde de yukarıdakilerden farklı yollar izlenir:

Darmadağın, paramparça, rengârenk, karmakarışık…

 

5). KELİME ÖBEĞİ HALİNDEKİ SIFATLAR

Bu tür sıfatlar kalıplaşmadıkları için ayrı yazılır. Bunlar arasında da kuruluş farkları görülür.

  • Sıfat tamlaması şeklinde olur:

Bir yudum çayda, bir dilim ekmekte.

  •  İkinci kelimesi “-lı, -Ii, -lu, -Iü” ekini almış iki sıfattan oluşur:

Dik başlı, beyaz saçlı, er duruşlu Erciyes.

  • Belirtisiz isim tamlaması şeklinde olur:

Mübarek kaynaklardan avuç dolusu sular da içtim…

Kül rengi pencerenin önünde sadece bir gölgeden ibaretti.

  •  Son kelimesi -ki ekini alabilir:

Bir kilometre ötesindeki köye girdi.

Her akşamki yoluma koyulmuş gidiyorum.

  •  Deyimlerden kurulur:

Evin değişmiş, penceren değişmiş,

Çiçeği burnunda kadın olmuşsun.

  • Bir zarfla bir sıfattan meydana gelir:

Mektubunda bana fazla, çok fazla şeyler yazıyorsun.

“Dur, geçme!” dediğimiz en güzel anda bir şeyler uçuyor hep senden, benden.

  • Gibi, kadar edatıyla kurulur:

N’olur, gözlerine geceler dolmadan,

Bana altın gibi bakışlarını ver…

Beride, avuç içi kadar toprağı vardı.

  • Tekrarlanmış kelimelerden oluşur:

Sonra büyük büyük taşlar atıyor.

  •  Yakın veya zıt anlamlı kelimelerle kurulur:

Açık saçık şarkılar söylerdin en fazla.

Ne çapkın komşumuzdun sen, Fahriye abla!

  • Sayı öbeği şeklinde olur:

On dördünde bir kız güldü, duydum.

 

SIFAT-FİİLLER

Çekimli fiil sınıfına girmeyen fakat aldığı eklerle fiilin zamanına bağlı olarak sıfatlaşan fiil şekline sıfat-fiil denir.

  •  Sıfat-fiillerin özelliği, varlıkları hareketlerine göre nitelendirmeleridir. Hareketler geçici olduğu için sıfat-fiiller de geçici sıfat olur.

Sıfat-fiil ekleri: -acak –ecek, -an, -en, -ası, -esi, -dık, -dik, -duk, -dük, -tık, -tik, -tuk, -tük, -maz, -mez, -mış, -miş, -muş, -müş, -r, -ar, -er’dir.

Sıfat-Fiillerin Özellikleri

1) “-acak, -ecek” eki, gelecek zaman anlamlı sıfat-fiiller türetir:

Gelecek bahara seninle görüşürüz.

Akacak kan damarda durmaz.

Bitmeyecek sevgiden bir söz açan yok şimdi.

Yazın, rüzgâra koyacağımız testi;

Senin yatacağın öğle uykusu…”

2) “-an, -en” eki, geniş zaman anlamlı sıfat-fiiller yapar:

Bu ıslıkla uzayan, dönen, kıvrılan yollar,

Uykuya varmış gibi görünen yılan yollar.

Dönmeyen gemiler olduk açıktan

Adımızı soran, arayan var mı? (Ahmet Hamdi Tanpınar)

3) “-ası, -esi” ekiyle istek anlamlı sıfat-fiiller yapılır:

Uzaklarda kaldı ağlayası gözüm.

Seni sarıp sarmalamış

Ayrık otları, kara dikenler, çalılar,

Ve o koparılası kollar. (Özker Yaşın)

4) “-dık, -dik, -duk, -dük, -tık, -tik, -tuk, -tük” eki de fiillerden geçmiş zaman anlamlı sıfat-fiiller türetir:

“Oda kapısında herhangi bir tanıdık yüz görüneydi, sevinçten haykıracak ve beni buradan alıp götürmesi için yalvaracaktım.”

  •   “-dık” ekiyle türetilen sıfat-fiiller, çoklukla iyelik eklerini alarak kullanılır:

“Kopardığım feryadı yine bana dinletti.

5) “-maz, -mez” ekiyle olumsuz geniş zaman anlamlı sıfat-fiiller türetilir:

Yaramaz çocukları artık korkutamazdı.

Gülerdin içimize aylar doğardı

Görünmez dağların arkasından

Eski gülümsemeni beyhude aradım…

Eğilmez başın gibi,

Gökler bulutlu efem!

Dağlar yoldaşın gibi;

Sana ne mutlu efem!

6) “-mış, -miş, -muş, -müş” eki de “-dık” eki gibi geçmiş zaman anlamlı sıfat fiiller türetir:

Bu iş, yeşermiş ekinlerin birden kurumasına benzer.

Geçmiş bir zamanı kalbim bulmak üzeredir.

Tamamlanacaktır yarım kalmış rüyalar.

Çürümüş saz, çürümüş ot, ağaç, kamış, çürümüş toprak kokar.

7) “-r, -ar, -er” ile geniş zaman anlamlı sıfat-fiiller yapılır:

Sanki bakar kör gibi görmez oldu gözlerim.

Susuyor dudaklarımız ama çalar saatler gibidir içimiz…

  •   “…-r, / …-maz” ekini almış sıfat-fiiller birlikte de kullanılabilir:

Öyle olur olmaz işlere burnunu sokmaz. (sıfat)

Gelir gelmez onunla konuşacağız. (zarf)

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir