Alkali Diyeti Kanserle Savaşıyor

alkali-diyeti-icerigiKanser, bir organı oluşturan hücrelerin kontrolsüz ve anormal bir şekilde çoğalması ile birlikte organlarda doku hasarına veya organ kaybına sebep olan bir hastalıktır. Metastaz olarak bilinen süreçte bu malign hücreler genellikle lenf ya da kan yolu ile yayılmaktadır. Tümörler iyi huylu ise kanser hücrelerinden farklı olarak büyümeleri sınırlıdır ve başka organlara yayılıp bu organları işgal etmezler. Kanser türlerinin çoğunda bir tümör formu olmasına rağmen lösemi gibi bazı kanser türlerinde tümör oluşmamaktadır.  Artan yaş ile kanser riski arasında doğrudan bir ilişki olduğu gibi her yaştan insan da kansere yakalanabilmektedir. Kansere yakalanmanın nedenlerinden biri kişinin çevresi ve yaşam tarzıdır.  Çeşiti kanser türlerinin oluşmasında en sık rastlanan nedenler arasında  kirlilik, tütün tüketimi, nikotin inhalasyonu, endüstriyel radyasyona maruz kalma, stres ve hareketsiz yaşam tarzı bulunmaktadır.

Alkali diyeti ise düşük asit içeriğine sahip olan alkali yiyeceklerinin tüketildiği bir diyettir. Alkali gıdalara örnek olarak kabak, marul, domates, kereviz, havuç, soğan, ıspanak, salatalık, nohut, maydanoz, fesleğen, zeytinyağı, karpuz, ıhlamur ve limon gibi besinler verilebilir.  Et, yumurta, makarna, şeker, kafein, tütün ve beyaz pirinç gibi besinler ise yüksek asit oranı içermektedir. Peki bu alkali diyetinin kanser hastalığı için faydaları nedir?

Yapılan çalışmalar bazı kanser hücrelerinin asit ortamında iyileştiğini ve kanın alkali içerğinin bu hücrelerin büyümesini ve yayılmasını engellediğini göstermiştir. Labaratuvar deneyleri ile eğer kanser hücrelerini çevreleyen bölgede alkali bir bölge varsa kemoterapinin kanserle daha iyi mücadele ettiği kanıtlanmıştır.

Fakat alkali diyetinin kanser hüclerilerini öldüremsi konusunda bir karşı argüman bulunuyor. Buna göre söz konusu iddianın sadece tüp ortamında gerçekleştirilmesi ve gerçek bir insan üzerinde çalışmanın yapılmamış olmasıdır. Bu diyete ayrıca pek çok onkolog ve araştırmacı karşı çıkmaktadır. Nedeni ise vücudun pH dengesinde herhangi bir artma veya azamla olması durumunda vücudun bunu otamatik olarak düzeltmesidir. Bu yüzden alkali besinler yiyerek kasten vücutta bir alkali alan yaratmaya çalışmak kanser hücreleri üzerinde etkili olmamaktadır.

alkali-icerigi

Peki alkali ortam kansere karşı nasıl çalışıyor? Kanser hücreleri oksijen açısından zengin ortamlarda yaşamazlar. Bir molekülün ne kadar hidrojen içerirse o kadar asidik olduğu, ne kadar oksijen içerirse o kadar alkali olduğu bilinmektedir. Buna bağlı olarak kan ve dokular ne kadar oksijen açısından zenginlerse toksinler de bir o kadar yok olmaktadır, yani kanserli dokuların bu ortamda yaşaması engellenmektedir. Alkali hücreler asidik hücrelere göre 20 kat daha fazla oksijen tutma yeteneğine sahip hücreledir. Böylece bu hücreler kanser hücrelerinin burada büyümesini engellemiş olur. Kanın asit oranı yükseldiği zaman ise vücut asit oranını dengelemek için bu fazla asitleri kandan dokulara iletir. Bu duruma bazı kişilerde reflüğ ve kabızlık rahatsızlıkları görülebilir. Doktorlar böyle durumlarda genellikle hastalara alkali gıdaları öneriyor.

Tamamen alkali odaklı bir diyet asitlerin vücuttan tamamen dışlanmasına ve kanserle mücadle için bazı önemli maddelerin vücuda alınmamasına sebebiyet verebilir. Tamamen alkali bir beslenme yöntemi D vitamini kaynağı olan süt ve süt ürünlerinin tüketilmesine engel olur. D vitamininin ise kanserle savaşta ne kadar önemli bir yer tuttuğu ortada. Alkali ortamın kanser üzerinde etkisi şu an için tartışmalı bir konudur. Alkali ortamın kanser hücrelerini durdurucu özelliğe sahip olduğu bilimsel olarak kanıtlansa da insanlar üzerinde yeterli çalışmaların yapılmamış olmasından ve insan vücudunun da asit düzenleyici özelliği bilindiğinden ötürü bu konu pek çok kişi için soru işareti oluşturmaktadır.

Sağlıklı ve mutlu uzun bir ömür dileriz.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir