Erkek Menopozu (Andropoz) Nedir

meno1Şaşırtıcı olsa da erkekler de gerçekten menopoza girerler. Günümüzde pek çok erkek bu durumla karşılaşabiliyor. Andropoz, diğer bir adıyla erkek menopozu uzmanlar tarafından tam olarak tanımlanmamıştır. Andropoz belirtileri gösteren hastaların neredeyse tamamı tedaviye yanıt vermektedir. Kişi doğduğu andan itibaren hormonal dengelerinde değişimler gözlenir. Kişi yaşlandığında ise yaşlanmayla birlikte kişinin cinsiyet hormonlarında düşüş gözlenir. Söz konusu hormonlar kadınlarda östrojen, erkeklerde ise testesterondur. Erkekler 60-70 yaşlarına geldiğinde sahip oldukları testesteron seviyesi 25 yaşındaki testesteron seviyesinden azdır.Kadınlarda menopoz belrtileri açıktır. Kadında adet döngüsünün bitmesi menopozun sinyallerini verir. Erkeklerde ise yaşlılık belirtileri ile birlikte gelen değişimler erkeklerdeki menopoz belirtileridir.

Andropoz kısaca androjen olarak bilinen testesteron oranında yaşlanmayla birlikte azalma görülmesi olarak tanımlanabilir. Testesteron hormonu ergenlik döneminde erkekte sesin kalınlaşmasını, vücutta ve yüzde kılların daha çok çıkmasını sağlar. Kişi yaşlandıkça bu hormonların seviyesi gittikçe azalır. Andropozun belirtileri yaşlılık belirtileriyle çok benzer olduğu için birçok doktor tarafından tanınmayabilmektedir. Kadınlardaki menopoz ile erkeklerdeki andropoz arasında çok keskin bir fark fardır. Menopoza giren bir kadın çocuk sahibi olamazken andropoza giren bir erkek 100 yaşından sonra bile baba olabilir. Hatta bir efsaneye göre 1483 yılında doğmuş olan Thomas Parr adındaki kişi hem yaşayan en yaşlı insan olarak hem de 130 yaşında baba olarak insanları şaşırtmayı başarmıştır. Erkeklerde testesteron düşüşü yavaş bir hızla gerçekleşmekle birlikte 40 veya 50li yaşların sonlarında kişi tarafından hissedilmeye başlanır ve 70 yaşlarına gelindiğinde belirtiler belirgin hale gelmektedir.

Andropozun Belirtileri
Testesteron seviyesindeki düşüş vücutta şu belirtilere sebep olur:
-Kas Zayıflığı
-Kemik Kaybı
-Hafıza Kaybı
-Konsantrasyon Güçlüğü
-Değişken Ruh Hali
-Osteoporoz
-Yorgunluk, Bitkinlik
-Dayanıklılıkta Azalma
-Depresyon
-Libido Kaybı
-Yağ Kitlesinde Artış
-Erektil Disfonksiyon
-Testis Disfonksiyonu
-Düşük Sperm Sayısı
-Erken Boşalma

Kendisinde andropoz belirtilerini gözleyen kişi derhal bir doktora danışmalıdır. Çünkü bazen tip 2 diyabet ve damar sertliği de kişide andropoz belirtilerinin görülmesine sebep olabilir. İlk aşamada vücuttaki testesteron seviyesinin belirlenmesi için kan testleri yapılmaktadır. Kan seviyesi düşük olsa bile bu tedavi edilebilen bir durum olduğu için kişinin endişelenmesine gerek yoktur. Testesteron seviyesinin artmasında uygulanan hormon ve replasman tedavileri pek çok kişide olumlu sonuçlanmıştır. Bu olumlu sonuçlar doğrultusunda testesteron tedavisi taleplerinde 1999 yılından bu yana %400 artış gözlenmiştir. Eğer kişi daha önce prostat kanseri geçirmiş ise veya ailesinde prostat kanseri bir kişi varsa bu tedaviler kanseri daha da kötüleştireceğinden kişi tedaviden uzak durmalıdır. Söz konusu tedavinin diğer yan etkileri ise prostatta büyüme, ciltte akne oluşumu, saç kaybı ve saçta incelme, uyku apnesi ve infertilitedir.

Diğer tedavi seçenekleri arasında ise enerji seviyesini arttıran sağlıklı bir diyet ve egzersizler bulunmaktadır. Bununla birlikte kimyasal ilaçlardan uzak durmanızda ve ruh hali ve depresyon tedavisi için psikiyatrik yardım almanızda fayda vardır. Yeterli uyku almanın önemi de unutulmamalıdır.Çünkü uyku testesteron seviyesi ile ilişkilidir. Yağlı bir göbek çevresinde sahip erkekler ayrıca daha fazla andopoza girme riskini taşırlar. Bunun nedeni ise vücuttaki fazla yağ oranının testesteron seviyesini düşürmesidir. Kişi ne kadar yaşam tarzında olumlu değişiklikler yaparsa adropozu da bir o kadar erteleyebilmektedir.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir