Korku Nedir

korku1Kapalı alan korkusu, yükseklik korkusu, canlı hayvan korkusu… Korku, kendi bütünselliğinde çok geniş alanlara yayılabilmekte olup sözlük anlamıyla bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında kişinin duyduğu kaygı, üzüntü, tehlike ve kötülük gelme ihtimalidir. TDK’nın internet sitesinde korkunun tanımı için ruh bilimsel bir yaklaşımla karşımıza şu tanım çıkıyor: “Korku, gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp ve solunum hızlanması gibi belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygudur.”

Biz daha çok bedensel olarak hissettiklerimizle korkunun tanımıyla ilgileniyoruz. Genel olarak bakıldığında korku, el ayağın tutmaması, el ayağın kesilmesi, betin benzin atması, dilin tutulması, avuç içlerinin terlemesi ve nefesin kesilmesi gibi yan etkilerle tanımlanan güçlü bir duygudur. Günlük hayatta derslerde ve sınavlarda yani  bilgimizi sınadığımız alanlarda acaba yapamazsam, edemezsem, öğretmenim kızarsa diye ya da aşık olduğumuz zaman ya beni terk ederse ya da kendimi ona ifade edemezsem ve beni reddederse şeklinde sürekli korkular ile yaşıyoruz.

Korkuları bedende tetikleyen ve etkileyen organlar arasında öncelikle böbrek üstü bezleri vardır. Böbrek üstü bezlerinde salgılanan adrenalin hormonu beyine sinyaller gönderiyor ve durumun vahametini bildiriyor.  Adrenalin salgılandığı sırada damarlar genişliyor ve kan basıncı artıyor, kalp atışışı hızlanıyor, göz bebekleri büyüyor ve kan şekeri yükseliyor. Vücutta adrenalin algısı artarsa noradrenalin salgılanır ve vücut sakinleşmeye başlar.

Ne yazık ki hepimiz korkular ile yönetilmeye ve terbiye edilmeye alıştırılmışız. Korkunun ilk ortaya çıkışı bireylerde çocukluk dönemlerinde başlıyor. Yaş ilerledikçe de etrafımızda gelişen farklı olaylar korkuların derecesini arttırabiliyor. Okul çağında en büyük korkumuz sınavlar iken yetişkin olduğumuzda ise bu korkunun yerini işten çıkarılma ve  aile geçindirme gibi korkular alıyor. Sonlara doğru yaklaşıldığında ise ölüm korkusu karşılıyor bizi. Fakat insan ömrü boyunca tüm bu korkularından dolayı hayata dair ne kadar çok güzel şeyi kaçırıyor hiç düşündünüz mü?

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir