Hayatın Sırrını Çözen İnsanların Adası: Moorea

moorea

Tahiti-Papaete’ye 16 mil uzaklıkta olan Moorea adası görenleri güzelliği ile büyüleyen bir ada. Adadaki halk oldukça samimi, neşeli ve eğlenceli. Bu yönleri ile bu adada yaşayan insanların hayatın sırrını çözdüğü düşünülüyor.

Mavi sularla çevrili ve tarifsiz bir güzelliğe sahip olan Moorea adasında bir mercan resifi adayı boydan boya çevrelerken adada birkaç demirleme yeri bulunuyor. Adada Cook ve Opunohu olmak üzere iki koy bulunmakta. Cook koyuna ilk olarak 1767 yılında tarihin en büyük denizcilerinden biri olan Kaptan James Cook’un demir attığı biliniyor. Yerli lisanda ise koyun adı Pao Pao. Bu koya ulaşmak için Avoroa denilen bir geçitten geçmek gerekiyor. Büyüleyici bir manzaraya ve 1.5 mil uzunluğa sahip olan koyun etrafında yüksek tepeler bulunuyor. Yemyeşil bir manzaraya sahip olan bu yerde Tohieva ve Mouara isminde iki zirve gökyüzüne yükseliyor. Kıyıda ise neredeyse diz boyu kum var.

Adayı ziyaret edenler Cook Koyu’nun daha güzel olduğu kanısında. Hindistan cevizi ve palmiye ağaçlarının bulunduğu ve renk renk çiçeklerle kaplı bu cennet gibi koyun kıyısında piknik yapmak için masalar ve oturaklar kurulmuş. Ayrıca etrafta birkaç balıkçı ve teknesini görebilmek mümkün. Moorea’da para harcanacak fazla yer bulunmuyor. İnsanlar genelde yerel restoranlarda yemek yiyor ve eğleniyorlar.

Moorea adası leziz ananasları ile ünlü. Yalnızca ananas değil bu ada adeta bir meyve cenneti. Hindistan cevizi, papaya, ekmek meyvesi, mango ve greyfurtu yolda gezerken toplayıp kolaylıkla yiyebiliyorsunuz. Adadaki insanlar çalışmaktan pek hoşlanmamakla birlikte daha çok yeyip, içip eğleniyorlar. Bu insanların böylesine eğlence odaklı olmalarının sebebi çalışmasalar da aç kalmıyor olmaları. Soğuk bir iklime sahip olmayan bu adadaki insanlar karınlarını doyurdular mı başlıyorlar müzik yapmaya ve eğlenmeye.

Ada her gün 1-5 saatleri arasında yağış alıyor ve hemen ardından güneş açıyor. Yağışların ortalama 5-10 dakika sürdüğü bu adada bir beş yıldızlı otel bulunuyor. Ayrıca 2-3 yıldızlı küçük oteller de mevcut. Oteller büyük binalardan değil palmiye, bambu ve papirüs yapraklarından oluşuyor ve çevreyle mükemmel bir uyum sağlıyor. Adadaki her mekan hatta tuvaletler bile çiçeklerle süsleniyor. Saat 17.00 ı gösterdiği vakit ise köpek balığı saati. Yerli halk saat 17.00 olduğunda ahşap  iskeleye çıkıp köpek balıklarını besliyor. İnsanlar ahşap iskeleye vuruyor ve çıkan ses sonrasında birçok köpek balığı iskele etrafına toplanıyor. En irisinin 4.5 metre olduğu köpek balıklarının rengi eğer deve tüyü renginde ise bu köpek balıkları insanlara zarar vermiyor demektir. Öyle ki yerli halkın köpek balığı saatinde bu renkteki köpek balıkları ile yüzdükleri biliniyor.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir