İslamiyetten Önceki Türk Devletlerinde Kültür ve Medeniyet

İslamiyetten önceki Türklerde devlet anlayışı, belirli bir toprak ve hukuksal kurallardan oluşmaktaydı. Bu oluşum parçalanıp dağıldığında bile dağılan yerlere devlet gözüyle bakılmakta idi. Bu yüzden Türk devletleri sürekli varlıklarını devam ettirirdi.

Türklerde devlete il denilmekteydi ve devleti yönetenler Han, Hakan, Kağan, Yabgu gibi isimlerle bilinirdi. Türklerde kut anlayışı vardı. Kut, devleti yönetecek kişinin tanrı tarafından seçilmesi anlamına gelmektedir. Devleti yöneten kişi öldüğünde onun yerine hükümdarlığa oğlu geçer ve bu da veraset sisteminin benimsendiğinin göstergesidir.

Türkler, Göktürkler ve Hunlar zamanında göçebe bir yaşam sürdürdüklerinden dolayı çadırlarda yaşamışlardır. Göçebe bir yaşam sürdüren bu devletlerin tek geçim kaynakları hayvancılıktı.  Her ne kadar göçebe bir hayat sürseler de yinede Göktürkler döneminde kentsel oluşumlar ortaya koymuşlardır. Uygurlar döneminde ise göçebeliği terk edip belirli bir toprak üzerinde yaşamaya başlamışlardır. Uygurlar döneminde inşa edilen kentler ile bölge ticaret açısından büyük önem kazanmıştır. Türkler, köleliğe karşıydılar ve her zaman özgürlüğü savunan bir düşünceye sahiptiler. Ayrıca toplumda sınıf ayrımı olmadığından herkes eşit sayılırdı. Dini açıdan ve maddi yönden tüm toplum eşit tutulurdu.

Türklerin yaşadığı bölgeler tarım yapmaya müsait olmadığından dolayı geçimlerini hayvancılıkla sağlamaktaydılar. Ancak az da olsa verimli toprak bulunmaktaydı ve bu topraklarda arpa ve buğday yetiştirilirdi. Ayrıca Türkler ticarete de önem vermişlerdir. Komşu ülkeler ile sürekli ticari girişim içerisinde olmuşlardır. İpek ve Kürk yollarının bulundukları bölgeden geçmesi devletin gelirine önemli bir katkı sağlamıştır.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir