Element Kavramının Tarihsel Gelişimi Nedir

Tek cins atomlardan meydana gelen, çekirdek yükleri aynı olan ve hiçbir kimyasal yöntemlerle bozulmaya uğramayan maddelere element denir.

Yunanlı filozof olan Empedokles, yeryüzünde dört element bulunduğunu iddia etmişti. Bunların; Toprak, su, hava ve ateş olduğunu söyledi. Daha sonraki dönemlerde ki filazoflar, Empedokles’in elementlerine eteri de ilave ettiler. Kimya biliminin geliştikçe var olan diğer elementler de tek tek bulundu.

1661 yılında bilim insanı Robert Boyle,  element kavramının, bileşikleri oluşturan, bileşiklerden koptuğu zaman değişiklik göstermeyen ve çok daha basit maddelere ayrıştırılamayan maddeler şeklinde tanımını yapmıştı.

John Dalton’un 19. yüzyılın başlarında atom kuramını geliştirmesiyle birlikte her bir elementin kendine has bir atomu ve atom ağırlığı olduğunu ve elementin, değiştirilemeyen aynı zamanda da yok edilemeyen bir madde olduğu onaylandı.

İzotopların bulunması ve aynı elementten farklı bir çok atomun olduğu. Aynı zamanda radyoaktiflik kavramı da atomların bölünebildiklerini gösteriyordu. Bu sayede de 1913 yılında modern elementin tanımı yapılmış oldu.

20. yüzyıl da bilinen 105 elementten 88’i doğada bulunur. Diğer doğada bulunmayan elementler ise nükleer tepkimelerle elde edilebiliyor.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir