Osmanlı Öncesi istanbul Tarihi

Fetihten hemen sonra II. Mehmed İstanbul’u bir İslam şehri haline getirebilmek için yoğun çaba sarfetmiştir. Osmanlı rivayetine göre, Hz. Peygamber’in övgüsüne mazhar olan kumandanın bu başarısında fetihten önce Akşemseddin’in Hz. Ebû Eyyub el-Ensarî’nin kabrini keşfinin büyük rolü vardı. Fatih Camii’nin vakfiyesinde II. Mehmed, fethin Tanrı’nın yardımıyla gerçekleştiğini belirtmekte ve buna şükran ifadesi olarak bazı kiliseleri cami ya da medreseye çevirdiğini belirtmektedir. Fatih’in İstanbul’u yeniden inşası belli bir plan dâhilinde yapılmıştır. İstanbul’un yeniden inşası İslâmî geleneğin ayrılmaz parçası olan vakıf ve imâret sistemine uygun bir şekilde gerçekleşmiştir. Diğer İslam şehirlerinde olduğu gibi İstanbul da yerleşim bölgesi ve ticarî bölge olarak iki kısma ayrılmıştı. Mahallelerin yer aldığı yerleşim bölümünde her din mensubu kendine mahsus hayat tarzını devam ettirmiş; mahalleler mescitlerin, kiliselerin ve sinagogların etrafında gelişme imkanı bulmuştu. Büyük Çarşı’nın ve Bedesten’in bulunduğu ticarî kısımda ise belirleyici olan dinî kimlik değildi; Müslümanlar ve gayr-i Müslimler aynı mekânda faaliyetlerini sürdürmekteydiler. Ticarî kısım farklı din mensupları için bir kaynaşma ve etkileşim merkezi idi.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir