Küresel Çevre Sorunları

İnsan yeryüzünde varolduğu andan itibaren yaşadığı yerdeki canlılarla ve doğa koşullarıyla mücadele etmiştir. Yaklaşık 2.5 milyon yıl önce Afrika’nın Rift Vadisinde başlayan bu mücadele, insanın eriştiği kültür düzeyi ve alet teknolojisine bağlı olarak devam etmiştir. İlk kez yine yaklaşık 750 bin yıl önce ateşi bilinçli olarak kullanabilmesiyle Afrika’dan çıkarak Asya ve Avrupa’da daha soğuk bölgelerde yaşamaya başlamıştır. Avcılık ve toplayıcılık kültürü, M.Ö. 8-9 bin yıl öncesine inen Neolitik Döneme kadar baskın bir şekilde devam etmiştir. Neolitik Dönemde yerleşik düzende yaşamaya başlayan insan, tarım ve hayvancılık yapmaya, besinlerini uygun olmayan mevsimlere saklamaya başlamasıyla, salgın hastalıklar, kuraklık, savaşlar gibi koşullar insan yaşamında güçlükler yaratmasına rağmen, yavaş da olsa nüfus giderek artmıştır. Sanayi Devrimi’nin başladığı 18. yüzyılın son çeyreğinden itibaren hızla gelişen teknoloji sayesinde yaşam mücadelesi daha kolay hale gelmiştir. Sanayileşmenin yaygınlaşması ve hızlı nüfus artışı gibi koşullara bağlı olarak 1950’li yıllarda dünya nüfusunun 2.5 milyara ulaşmasıyla insan aktivitesi sonucu çevre kirlenmesi gündeme gelmiş, 1970’li yıllarda çevre kirliliğinin küresel bir sorun olduğu anlaşılmış, 1980’li yıllarda da hava, su, toprak kirliliği gibi çevre sorunlarının insan yapısı ve yaşamına yaptığı zararlı etkilerin neler olduğu çalışmalarla ortaya konmuştur.

Günümüzde çevre sorunlarının küresel olduğu ve acil gerekli önlemler tüm ülkeler tarafından alınmadığı takdirde, insan türünün geleceğinin bile tehlikeye gireceği artık herkes tarafından bilinmektedir. Burada insan yaşamını tehdit eden bu önemli küresel çevre sorunlarını kısaca açıklayarak ulaştığı boyutlar ve gerekli önlemler gündeme getirilmiştir. Küresel çevre sorunlarından özellikle nüfus artışı, doğal kaynak ve arazi kullanımı ile çevre kirlenmesi sorunlarının önemi vurgulanmaya çalışılmıştır. Dünyanın besleyebilme, barındırabilme kapasitesi sınırlıdır. Bununla birlikte gerekli olan enerjinin büyük bir kısmının kömür, petrol, doğalgaz gibi fosil yakıtlardan sağlanmaya çalışılması hem doğal kaynakların tükenmesi sorununu hem de aşırı kullanımdan kaynaklanan çevre kirlenmesi ve bunların tetiklediği diğer çevresel sorunları ortaya çıkartmaktadır.

İnsanın yaşam standardının yükselmesi arzu edilen bir olaydır. Ancak bu durum sadece gelişmiş ülkelerdeki insanların değil tüm insanların kaynaklardan yeterince ve ortaklaşa faydalanmalarıyla mümkündür. Öte yandan küresel çevre sorunlarını görmezlikten gelerek yaşam standardını yükseltmenin geri dönüşümü olanaksız sorunların yaşanmasına neden olacağı unutulmamalıdır. Doğa, uzun yıllar içinde insanın çok büyük acılar, felaketler yaşamasına aldırmayarak kendi ekolojik dengesini sağlayacaktır. Geçmiş bunun örnekleriyle doludur.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir