Seyahatnâme’de hikâye tekniği

Evliya Çelebi’nin, Seyahatnâme adlı eseri sadece seyahat gözlemlerine dayanmamakta, eserde çok katmanlı bir yapının göstergesi olan birçok anlatı türü bir arada kullanılmaktadır. Evliya Çelebi’nin eserde bir olayı ya da gözlemini aktarırken kurmacaya sıklıkla başvurduğu görülmektedir. Yazarın öne çıkardığı üslubu ve hikâyeleştirmeye verdiği önem Seyahatnâme’nin içerdiği konular ne olursa olsun bir edebiyat eseri niteliği taşıdığını göstermektedir. Bu doğrultuda Evliya’nın eserde aktardıklarının onun kendine özgü estetik anlayışı ile bir yaratım sürecinden geçtiğini söyleyebilmek mümkündür. Özellikle de Seyahatnâme’de Evliya’nın garip, sıra dışı bulduğu bir olayı, bir âdeti, bir ritüeli, bir insan ya da insan topluluğunu anlattığı “acâib ü garâib” başlıklı bölümler yazarın taşıdığı edebî kaygının işaretlerindendir. Bu bölümlerde Evliya, anlattığı hikâyeyi yer, olay örgüsü, atmosfer, karakterler, zaman, toplumsal ortam gibi ögelerle zenginleştirmektedir. Bu çalışmada 17. yüzyılda yazılmış bir eser olan Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’sinde Evliya’nın anlatısını nasıl şekillendirdiğini ortaya koyması bakımından önem taşıyan, ilginç,ibret alınması gereken bir hikâyeye dayanan ve “Mine’l-acâib ü garâib” gibi başlıklar altında okura sunulan bazı bölümler metin merkezli olarak incelenecek ve Evliya Çelebi’nin hikâye tekniği değerlendirilecektir.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir